Ana Sayfa   Hakkımızda   Faaliyetler   Yayınlar   Albüm   TR ENG ITA
 
 

 

  TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU - ŞARTLI BAŞVURU ÇAĞRI İLANI


  KIRSAL KALKINMA GİRİŞİMİ III. TOPLANTISI 3-4 TEMMUZ TARİHİNDE İZMİR-SEFERİHİSAR’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

     Ana Sayfa   Kurumsal Üyeliklerimiz  |   Kalkınma Raporları  |  Linkler  İletişim  
   
KÜTÜPHANEMİZ
Kitap listemiz için tıklayın...
HAVA DURUMU
DİYARBAKIR
DİYARBAKIR
DİYARBAKIR

“Göç meselesi için birlikte hareket edilsin”

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili İlhan Diken, göç meselesinin kapsamlı ve bütünlüklü olarak ele alınması gerektiğini belirterek, konuya ilişkin yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ile ilgili devlet ve hükümet kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

 

Diyarbakır Kalkınma Merkezi Kooperatifi`nce yapılan “Zorunlu Göç ve Etkileri” araştırmanın sonuçları, Diyarbakır  Ticaret ve Sanayi Odası`nca düzenlenen bir toplantıyla açıklandı.

Toplantının açılışında konuşan Diken, istatistiki bilgilerin çoğu zaman zorunlu göçe bağlı olarak yaşanan trajedinin boyutlarını ifade etmekten uzak olduğunu söyledi.

Sadece Diyarbakır`a yüz binlerce insanın bir anda göç ettiğini, şehrin kenar mahallelerinde kent-köy karışımı melez bir toplumsallık örgütleyerek, bin bir şekilde yaşam mücadelesi verdiklerini bildiklerini ifade eden Diken, eğitim, sağlık, işsizlik, barınma gibi sorunların kentin bir çok yoksul semtinde kangrenleşmiş durumda olduğunu kaydetti.

Diken, 1990`ların başında 375 bin olan kent nüfusunun 1 milyonu aştığını belirterek şunları kaydetti:

“Sosyo-ekonomik değil, daha çok siyasal ve askeri kaygılarla gerçekleştirilen bu göç dalgasının çocukları, daha 2 ay önce Diyarbakır sokaklarını birbirine kattılar. Olağanüstü hal koşullarında büyüyen bu çocuklar ve gençlerin öfkesi derin. Öfkeliler. Aileleri de öyle.. Zorunlu göç mağdurları, belediyeye iş-aş istemeye geliyorlar. Kendilerini ifade etmeye çalışırken ağlamaklılar, zorlanıyorlar. İmkanlar ölçüsünde biraz maddi, biraz gıda yardımı yapıyoruz. Çoğu zaman bunun dışında bir şey de yapamıyoruz. Yürütmeye çalıştığımız bazı projeler olsa da gelen taleplere genelde cevap olamıyoruz.”

Diken, belediyenin zorunlu göç mağduru ve diğer kent yoksullarına yönelik bazı çalışmaları olduğunu, belli ailelere sıcak yemek ve ekmek dağıttıklarını kaydetti.

Bölgenin kültürel ve siyasal durumu ile ilişkisini kurarak yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ile ilgili devlet ve hükümet kurumlarının, göç mağdurları ile sürekli diyalog halinde, meseleyi kapsamlı ve bütünlüklü olarak ele alması gerektiğini belirten diken, geliştirilecek çözüm stratejilerinin maddi ve manevi mağduriyetleri gidermeye hem de toplumsal ve siyasal barışın kurulmasına hizmet etmesi gerektiğini bildirdi.

 

Köye dönmek isteyenlere uygun koşullar hazırlansın

 

Diken, göçün şehirler üzerindeki baskısının azaltılması için bir taraftan köylerine dönmek isteyenler için uygun koşulların hazırlanması diğer taraftan kentte kalmak isteyenlerin kentsel hayata uyum sağlaması için ekonomik ve toplumsal tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.

Kalkınma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Nurcan Baysal da merkezin, kalkınmaya en fazla ihtiyacı olan kırsal ve kentsel alanlarda araştırmalar yapmayı, projeler geliştirmek ve uygulamayı saha koşullarında gerçekçi, tekrarlanabilen modeller üretmeyi ve bu yolla toplumun tüm kesimlerine kalıcı etkiler yapmayı amaçlayan kar amacı gütmeyen bir çalışma grubu olduğunu söyledi.

 

2 bin 764 kişi ile görüşüldü

 

5 farklı yöntemin kullanıldığı araştırmada, Aziziye, Gürdoğan, Benusen, Fatihpaşa ve Savaş mahalleleri olmak üzere toplam 400 haneye uygulandığı anket çalışmasıyla 2 bin 764 kişiyle görüşüldü. Araştırmada, anket çalışması, odak grup toplantıları ve derinlemesine yapılan görüşme tekniklerinin Haziran-Kasım 2005 tarihleri arasında gerçekleştirildiği kaydedildi.

 

Kadınların yüzde 45’i okur yazar değil

 

Anket çalışmasının yürütüldüğü mahallelerdeki ailelerin ortalama hane büyüklüğünün 6.9 kişi olduğu, mahalle sakinlerinin yüzde 74`ünün 30 yaşın altında olduğu  ve nüfusun yüzde 46`sının 15 yaşın altındaki çocuklardan oluştuğu kaydedildi.

Mahalle sakinlerinin yüzde 97`sinin anadili Kürtçe,  yüzde 89`nun da Türkçe konuşabildiği belirtilen çalışmada, ailelerin yüzde 31`i köylerinin yakılması, yüzde 31`nin can güvenliği  nedeniyle zorunlu olarak Diyarbakır`a göç ettikleri belirlendi. Ailelerin yüzde 49`u kendi sahip oldukları evlerde oturduğu, ancak gecekondu türü yapılaşmanın hakim olduğu mahallerde bulunan evlerin bir çoğunun tapularının bulunmadığı kaydedildi.

Çalışmada, deneklerin yüzde 31`nin kiracı, yüzde 57`sinin 60 YTL altında kira ödediği, eğitim düzeyinin oldukça düşük olduğu, kadınların yüzde 45`nin, erkeklerin yüzde 17`sinin okur-yazar olmadığı, ancak kente yerleşmeyle birlikte kız çocukların okula gönderilme oranında artışların olduğunu kaydedildi.

 

Çocuklar çalıştırılıyor

 

Zorunlu göç nedeniyle Diyarbakır`a gelenlerin karşılaştıkları en önemli sorunlardan birinin işsizlik olduğu, erkeklerin yüzde 19`nun, kadınların da yüzde 30`nun işsiz olduğu, ailelerin yüzde 24`ünde 14 yaşın altındaki çocukların ailenin geçimine katkıda bulunduğu yada tüm aileyi geçindirdiği ortaya çıktı.

Ailelerin yüzde 29`nun geçimlerini sağlayabilmek için mevsimlik işçiliğe gittiği belirtilen çalışmada, ailelerin sadece yüzde 29`nun gıda yardımı, yüzde 22`nin ise yakacak yardımı aldıklarını bildirdikleri aktarıldı.

Araştırmada, ailelerin yüzde 41`nin göç etmek zorunda kaldıkları köylerine dönmek istediği, köyleri güvenlik nedeniyle boşaltılan ailelerin yüzde 67`sinin tazminat alabilmek için dava açtığı ve davalarının halen sürdüğü belirtildi.

 

 

  <<